Kayıtlar

edebiyat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eriha (şiir)

Resim
Fosforlu Elma Dergisi, 4. sayı. Gölgesinde bir ağacın sever iken deveyi Bir elinde hurma, yarısı yenmiş, Bir elinde umut, eksem yetişir mi? Yetişir mi ağaç tohumdan, Yetişir mi Fatih umuttan, Ki düşünceler silsilesi olur mu su? Ufkun hayalî rengiyle yıkansa düşler Ve hatıralar tozlanmadan kaldıkça Bir buğu ile örtülüyor her biri. Ki yürekten çıkan ateş Çöl rüzgarı. Hande Nur ALTIN

Bulantı - Sartre (Güncel Versiyon)

Resim
  Bulantı  (Fransızca:  La Nausée ),  Jean-Paul Sartre 'ın 1938 yılında yayımlanan edebiyat alanındaki ilk yapıtıdır. Roman, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir.   Günlük biçiminde yazılan kitapta, romanın kahramanı  Antoine'ın dünya karşısında duyduğu tiksinti anlatılır. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Antoine'ın kendi bedenine de yöneliktir. "Varoluş"la yüz yüze gelen Antoine'ın geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri haline gelmiştir.   "Bulantı ,   Sartre'ın aynı adlı kitabı olmasının yanı sıra, terim olarak da Sartre'ın varoluşçu felsefesini ifade etmektedir. Dünyanın kendinde varlığı ("kendinde şey"), insana bulantı duygusu verir; çünkü gerçeklik, yani varlıklar ne iseler o olarak orada öylece ve anlamsız bir şekilde dururlar. Bilinç ise, ' kendi-için-şey'dir, ve o hiçlikle ortaya konur. Sartre, felsefi olarak 'Varlık ve Hiçlik' kitab...

Bulantı - Sartre (İnceleme)

Resim
 Bulantı (Fransızca: La Nausée), Jean-Paul Sartre'ın 1938 yılında yayımlanan edebiyat alanındaki ilk yapıtıdır. Roman, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Günlük biçiminde yazılan kitapta, romanın kahramanı Antoine'ın dünya karşısında duyduğu tiksinti anlatılır. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Antoine'ın kendi bedenine de yöneliktir. "Varoluş"la yüz yüze gelen Antoine'ın geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri haline gelmiştir. "Bulantı, Sartre'ın aynı adlı kitabı olmasının yanı sıra, terim olarak da Sartre'ın varoluşçu felsefesini ifade etmektedir. Dünyanın kendinde varlığı ("kendinde şey"), insana bulantı duygusu verir; çünkü gerçeklik, yani varlıklar ne iseler o olarak orada öylece ve anlamsız bir şekilde dururlar. Bilinç ise, 'kendi-için-şey'dir, ve o hiçlikle ortaya konur. Sartre, felsefi olarak 'Varlık ve Hiçlik' kitabında bu noktaları açıklar...

Bir Zamanlar..

Bir zamanlar, asık çehrelerden buz tutmuştu kalbimiz. Bir tatlı tebessümüne muhtaçtık insanların ve bir gün bir adam gülümsedi bir kitapçıda, "Sadece bir insan," dedi, "sadece bir insan gülümseyerek geçse yanımdan, sadece bir insan günaydın dese bana, böyle bir adam olmazdım. Daha çok gençsin, okuma, okudukça gerçekleri göreceksin, gerçekler mutlu etmiyor, daha çok gençsin, bırak okuma." "Ben gülümsüyorum" dedim, "benim gibi gülümseyen çok insan var, bir gün siz de duyarsınız bir günaydın sesini, çok geç değil hiçbir şey için. Umut edin." Sonra terk ettik kitapçıyı, o belki bir günaydın aradı insan çehrelerinde belkiyse başka insanlara "okuma" demeye gitti. Bense etrafıma bakındım; önce onu aradığımı sandım, sonraysa simalardaki tebessümleri aradığımı fark ettim. İrkildim, bu insan kalabalığında boynu bükük bir tek tebessüm dahi yoktu. Ne ara böyle taş kesildi kalpler, dedim fısıldayarak. Kimse duymadı sesimi. Biraz önce yaşadıklarım, ...